Suriyeliler ne zaman dönecek 2018

Merhaba sevgili arkadaşlar. Bugün birçok kimse gibi sizler de bu sayfaya ulaştınız ve “Suriyeliler ne zaman gidecek/dönecek 2018?” isimli yazımı okuyorsunuz. Aradığınız cevap burada… Yaklaşık 4 yıldır Ortadoğu coğrafyasını, haberlerini ve gelişmelerini iyi takip etmeye çalışan birisi olarak size hiçbir haber sitesinde bulamayacağınız net cevaplar vereceğim.

Bu konuda diğer mecmualarda belki onlarca burada ise 2-3 yazı yazdım. Daha önceki yazmış olduğum “Suriyeliler ne zaman gidecek” ve “Suriyeliler ne zaman gidecek 2017?” isimli yazılarımı bu yazıyı okuduktan sonra göz gezdirebilirsiniz.

Bir tarafta gerçekleri yazan kardeşiniz. Diğer tarafta sizin üzerinizden menfaat elde etmek, ziyaretçi sayısını arttırmak için “Suriyeliler dönüyor”, “Suriyeliler geliyor” gibi sürekli yineledikleri ve önünüze sürdükleri yalan başlıklı haber siteleri ve yazıları… Bir yanda gerçeklerin dünyası, diğer tarafta yalanların romanların dünyası… Hangisine inanırsanız;

Yazılanları iyi anlamamız için objektif olmak zorunluluğu vardır. Ortadoğu’daki gelişmeler ve haberlerin özetini geçmeden önce hepimizin rahatça hatırlayabileceği 2000-2010’lu yıllara bakalım. PKK sorunumuzun yanı-sıra hızla büyüyen bir dil bozumu hakimdi. Dilimize yönelik saldırılar ve sınırlarımız içinde güvenlik sorunları gelişimimizi de yavaşlatmıştı.

Bazıları bunu sindirmemizi istiyordu. Bazıları da güzelce sindiriyordu. Yıllarca dilimize, kültürümüze ve birliğimize atılan darbelerin içinde kaldığımız doğrudur. Bunu dışında ise bizi içten içe kemiren, kaynaklarımızı tüketen, kardeşlerimizi öldüren PKK’lılara kimlik verdik, onları topraklarımız içinde besledik. Buna mecbur bırakıldık. Suriye iç savaşından dolayı ülkemize sığınmaya çalışan insanlar (bunların içerisinde Arap, Türkmen ve Kürtler mevcuttur) daha henüz bir yerlere yerleşmeden “Suriyelilere kimlik verilecek”, “Suriyelilerle evlenene para verilecek”, “Suriyeliler memurluğa alınacak”, “Suriyelilere kat verilecek yat verilecek” vs. gibi saçma sapan ve yalan haberlerle insanların zihnine operasyonlar yapılmaya başlandı. Kısa süre içinde bu haberler ve medya tesirinde kalan milyonlarca vatandaşımız için Suriyeliler artık potansiyel bir düşman haline geldi. Şimdi yazıyı okuyan ve bir an önce Suriyelilerin gitmesini isteyen birçok kişi belki de bunlara katılmayacak çünkü objektif değil ve şartlanmış olarak geldi. Peki bunları niye söylüyorum. Niye bu yazılan şeylere gerek var? Ne zaman dönerler? Yapılması gereken nedir? Cevabı yazımızın devamında olacak.

Bilmeniz gereken biz her şeye rağmen büyük bir ülkeyiz. Büyük kaynaklarımız var. Şu an ülkemizdeki Suriyelilerin iki katı daha mülteci alsak kendi kendimize yetecek ülkeyiz. Zaten şu anda mültecilere en çok yardımı yapan ülke konumundayız. Türkiye’yenin vefakar anadolu insanının mazluma umut oluşundan korkanlar bu yaranın başıdır. Bu korkuya sahip olanlar aynı zamanda Suriyelilerin devlet üzerine maddi bir yük ve işsizliği arttıran bir neden olarak lanse etmeye de çalıştı. Çünkü olası bir iç karışıklıkta vefa yüklü bir ülkenin bölünmesi zorlaşacak. Bu yüzden ötekileştirme hep ön planda tutulmalıydı. Sen kürtsün, sen Suriyelisin sen vs…

Kısacası sevgili kardeşlerim; unutulan veya unutturulan en önemli şey Suriye sadece Arap değildir. Sadece sınır hattımızda yüzlerce Türkmen köyü vardır. Suriye / Çoban-bey ilçesinin %99’u Türkmendir ve IŞİD istilasıyla hemen hemen hepsi bize sığınmıştır. Savaştan değil bizzat Suriye devletinin ve terörün saldırısından kaçmışlar ülkemize sığınmışlardır. İnsanları ırklarına göre bölmek elbette yanlıştır. Almanya’dan geleni Alman, İngiltereden geleni İngiliz saymak ne kadar yanılgı ise bu da öyledir. Hatta PKK’ya karşı savaşan kaç kürt olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

İşgüzar medyanın manevi değerlerimizi de kullanarak “savaştan kaçtı” ibaresiyle insanları ötekileştirmesinin ve ulusal refahı bozmaya çalışmasının yersiz çabaları sadece bizim gibi yazarların mücadelesine hız katar. Başka da bir işe yaramaz. Zaten özünde baktığımız zaman başa gelen şeyle mücadele etmek daha doğru değil midir?

Bunları belirttikten sonra ortadoğu meselesine de kısaca geçiş yapabiliriz. Bu sayede Suriyelilerin dönüşü için gerekli hususları da anlamış olacağız.

Ortadoğu

2011 yılında çıkan “iç savaş” binlerce Suriyeliye göç kapısını aralamıştır. O günden bu güne iç savaş sürmekte ve büyümektedir. Bazen medya haberlere ağırlık verir bazen ise unutulur gider… Ama aslında iç savaş hep vardır ve sinsice devam ediyordur.

Savaş aslında Kürt güçlerin Akdenize açılma isteğiyle dış güçlerin desteği arkasında doğmuş, Suriye Türkmen ve Arapları da bu iç savaştan nasibini almıştır. Bu süreçte Halep ve İdlib ve Azez bölgeleri bizim devletimiz için önemli bölgelerdi. Ancak Halep muhaliflerden alındı. Elimizde İdlib ve Azez kaldı. Arapların elinde, Türkiyenin yönetiminde olan İdlib ise olası bir Kürt sorununda devletimizin elinde tuttuğu en önemli noktalardan birisidir. Zira İdlib’in kontrolü elde oldukça kuzey Türkiye bölgesi İdlib ile Türkiye arasında kalacak. PKK rahatça kuşatmaya alınabilecektir.

Savaşın seyri çıkarlar doğrultusunda devam ettikçe Suriyeliler ne zaman gidecek sorusunun net bir cevabı aslında yok. Bu sorunun tek cevabı “Ülkelerinde iç savaş bitip tekrar refah kazandığında” dır.

Asıl mesele iç savaş

Peki, nasıl biter bu iç savaş? Yakın gelecekte bitmeyeceği ne yazık ki bir gerçek. Bugün iç savaş bitti, siyasal bir çözüm sunuldu deseler savaşın izleri yıllarca devam edecek ancak büyük bir Suriyeli dönüşü yaşanacaktır.

Ancak şuanda ABD’nin tırlarla PKK’ya silah taşıması, Rusya’nın Afrin üzerindeki planları, Akdeniz’deki hava üsleri savaşın çözümle sonuçlanmasından çok daha büyük kavgalara hazırlığın habercisidir. Bu nedenle bu habere dikkat edenlerin içlerindeki Suriyelilerle iyi geçinmeye, Suriyelilerin de bizimle iyi geçinmeye özen göstermekten başka çözümleri yok. Belki bunu dediğim için bana kızarsınız belki de desteklersiniz, belki kendinizce beni terörist filan ilan edersiniz (ülkemizde gayet normalleşti ya bizimle aynı şeyi düşünmeyeni terörist ilan etmek) ama bütün bunlar çok da önemli değil. Önemli olan şey Suriyelilerin ne olacağı da değil. Çevremizde cadı kazanları kaynamaya devam ederken birlik ve beraberliğimize sahip çıkabilmemizdir. Bunu başaramazsak bizler de birer savaş mağduru olabiliriz. Gitmezsek ölmeye mecbur bırakılabiliriz. Dilimiz, inancımız ve değerlerimiz ayaklar altına alınabilir. Çocuklarımız gözümüz önünde kurşunlanabilir, savaşta kullanımı yasak olan bombalar yağmur gibi üzerimize yağabilir. Kime kızacağımızı bile şaşıracağımız kanlı günler görebiliriz. Düşmanı olmayan bir savaşta kendimiz ölebilir, sakat kalabiliriz. Oysa ipin diğer ucunda barış var. Tercihler sizindir. Ben ne yapabilirim ki demeyin. Bu yazıyı binlerce kişi okur binlerce bilinçli insan olur ve birlik beraberlik uğruna gereken bağları koruruz.

Suriye savaşı ne zaman biter?

Savaş ne zaman biter Suriye halkı topraklarına döner? İşte bu sorunun cevabı Afrin, Menbiç ve Rakka’dan geçiyor. Bu bölgeler bir devletin tekeline girerse işte o zaman ESED rejimi ile anlaşmaya gidilir ve savaş sonlandırılabilir. Ancak Kuzey Suriye muhtelif güçlerde olduğu sürece bir barış ortamından bahsetmek yersiz olur. Umarım anladınız. Şu anda orada olan şey hükümdarlık mücadelesidir. Savaşı devam ettiren şey de budur. O yüzden seçim sizin. Bir tarafta gerçekleri yazan kardeşiniz. Diğer tarafta sizin üzerinizden menfaat elde etmek, ziyaretçi sayısını arttırmak için “Suriyeliler dönüyor”, “Suriyeliler geliyor” gibi sürekli yineledikleri yalan başlıklı haber siteleri… Bir yanda gerçeklerin dünyası, diğer tarafta yalanların romanların dünyası… Hangisine inanırsanız.

suriyeliler dönecek mi

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir